Özlemlerim


Lübnan İçin Elele - İstanbul Grubu
Bir Yazının Ardından
 
Yazımın yayınlandığı gün grupta sadece bir kişiydim.
Yazı yayınlanalı henüz çok kısa bir zaman olmasına rağmen bu adreste şimdi 250 kişiyiz.
 
 23 Temmuz 2006 tarihinde Radikal İki’de yayınlanan “Beyrut’taydım, Barış İçin!” başlıklı yazımda, 2005 Eylül’ünde Lübnan’dan başlayıp Filistin’e kadar ‘Barış’ için bisiklete binen 300′e yakın kadından biri olduğumu belirtmiştim. Aynı yazıda Lübnanlılara manevi destek olabilmek adına fikir geliştirmede ve bu fikirlerin uygulanabilmesinde katkıda bulunabilecek olanlar için de bir adres vermiştim: http://groups.yahoo.com/group/lubnanicinelele
Yazımın yayınlandığı gün grupta sadece bir kişiydim. Yazı yayınlanalı henüz çok kısa bir zaman olmasına rağmen bu adreste şimdi 250 kişiyiz. 250 yürek, barış için el ele vermek üzere biraraya geldik. Bu yahoo grubunu kurduğumda barış adına bir şeyler yapabilmek adına ümidim vardı, hayallerim vardı. Şimdi hayallerimiz ve ümitlerimiz var. Şu anda öncekinden farklı olarak var olan şey ise birlikteliğimizden kaynaklanan gücümüz.
Öğrenciliğim Ankara Üniversitesi SBF’de geçti. Mülkiye pek çoğunuzun bildiği gibi ideolojik kutuplaşmaların keskin uçlara sahip olduğu bir okuldur (ya da okuldu). O dönemlerden gözlemlediğim şeylerden biri adaletsizliğe karşı olan, yanlış olduğunu düşündüğü şeyler karşısında içinde fırtınalar koparken, eylemsizliğin acısı içerisinde kıvranan pek çok insanın bu keskin kutuplaşmalar içerisinde kendilerine yer bulamamaları sonucu içlerindeki potansiyeli dışarı çıkaracak bir zemin yakalayamadıkları. Yaşlar ilerledikçe sayıları giderek artan, kendilerine ait olabilecekleri bir ortam bulup sesini duyuramayan çoğunluğun bir araya gelip, söylemek istedikleri şeyler konusunda da uzlaşmayı başardığında dünyanın diğer ucuna sesini duyurabilecek güce sahip olacağını düşünüyorum. Buradayız, herhangi bir ‘..ist’ olmak durumunda kalmadan, herhangi bir parti ya da grup kimliğiyle değil, bireyselliğimizle buradayız. El ele vermek bireylerinin gücünü göstermek üzere buradayız.
Hepimizin farklı ideolojileri olabilir. İnsan olan ve hayatı ‘yemek yemek, tuvalete gitmek, lak lak etmek ve uyumak’tan ibaret olmayan herkesin olmalıdır da. Farklı ideolojik duruşularımıza rağmen yakalamayı umut ettiğim şey ‘barış’ gibi evrensel bir değerin, ideolojisi ne olursa olsun kimsenin hayır diyemeyeceği bir değerin, ideolojik çarpışmalar altında ezilmesine, terminolojik çatışmalar arasında gözden yitirilmesine fırsat vermemekti, ki ben bunu başarabildiğimizi düşünüyorum. Bunun için ilk günden beri canla başla, hayatlarındaki başka şeylerden fedakârlık yaparak barış için, grubun biraraya gelip el ele verebilmesi için çaba sarfeden herkese çok teşekkürler.
 
Bomba atma, kart at!
23 Temmuz’dan bugüne üç büyük şehirde ikişer toplantı gerçekleştirdik. Birlikte sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği ‘barış’ yürüyüşlerine katıldık. Ankara’daki arkadaşlar grubun kuruluşunun üzerinden bir hafta geçmeden organize olup Lübnanlı basketbolculara manevi destek vermek üzere Türkiye-Lübnan basket maçına gittiler. Şu anda iki projemizi daha gerçekleştirmek üzere büyük bir istek ve enerji ile çalışıyoruz. Bunlardan birincisi “Bomba atma, kart at!” projemiz. Bu projede amacımız kendi ellerimizle yaptığımız ’sevgi, dostluk, barış’ kartpostallarıyla Lübnan halkına Türk halkı olarak yanlarında olduğumuzu hissettirmek. Amerika, İngiltere ve diğer ülkelerde de bu projeyi duyurmaya çalışarak oradaki insanların da Lübnan’a manevi destek vermelerini sağlamak. İkinci projemiz Türkiye’de, katılımın olabildiğince yüksek olduğu bir ‘barış’ yürüyüşü düzenlemek.
Biz STK (sivil toplum kuruluşu) değiliz. Tüm projelerimizi gerçekleştirirken STK’larla ortak hareket etmeyi planlıyoruz. Türkiye’de gerçekten çok iyi çalışan sivil toplum kuruluşlarımız var. Fakat bu kuruluşlar ortak hareket etme konusunda zayıflar. Grup olarak hedefimiz, bu zayıflığı olabildiğince azaltmak üzere STK’lar arası bir köprü işlevi üstlenmek ve böylece birlikteliğin gücünü yakalamak.
Geçen yazıda bireyleri el ele vermek üzere gruba davet etmiştim. Bu sefer hem bireylere hem de STK’lara seslenmek istiyorum: Gelin ‘barış’ için el ele verelim. Birlikteliğimizin gücü ve etkisi tahmin edebileceğimizden daha fazla olacaktır.

 

06.08.2006

 

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=6114



Leave a Reply